Çin’in sosyalist yolda güvencesi

Trump yönetimi, Çin Komünist Partisi’ni hedef alan kampanyasını yaygınlaştırıyor. Sisteme bağlı merkezlerin ÇKP’yi “bütün kötülüklerin anası” olarak şeytanlaştırma çalışmaları komik hale geldi. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, haklı olarak bu tutuma “tahammül gösterilmeyeceğini” açıkladı. Başkan Xi’nin İkinci Dünya Savaşı zaferinin 75. yılındaki konuşmasında ABD yönetimine karşı kullandığı üslup, Çin tarzına göre oldukça sertti.

Çinliler aşırı temkinlilikleriyle bilinir. Çin kültürü de bunu öğütlüyor. Çin usulüne göre, meydan okumadan önce, en olumsuz koşulla baş edebileceğine kesin kanaat getirmesi gerekir. ÇKP Genel Sekreteri de ABD yönetimine karşı bir tutum açıklarken, konu enine boyuna tartışılmış, ölçü belirlenmiştir. Hem Çin’in imparatorluktan süzülüp gelen siyasi kültürü hem de 100. yaşına giren ÇKP’nin giderek gelişen yönetim becerisi bunu gerekli kılıyor.

Peki XiJinping neye güvenip bu kadar kesin konuşuyor? Bu sorunun yanıtını ÇKP Genel Sekreteri’nin, tam metni Teori dergisinin Eylül 2020 sayısında “Çağdaş Çin Marksist ekonomipolitiğini sürekli geliştiriyor” başlığıyla yayınlanan konuşması veriyor.

Xi Jinping’in ÇKP Merkez Komitesi Siyasi Bürosu’nun eğitim çalışmasında yaptığı konuşma, 16 Temmuz 2020’de Parti’nin merkez teorik organı olan QiuShi “Gerçeği Olguda Aramak” dergisinde yayınlandı. Orçun Göktürk arkadaşımız Çinceden çevirdi ve İngilizcesiyle karşılaştırdı.

Xİ JİNPİNG’İN TARİHİ KONUŞMASI

Başkan Xi’nin tarihi konuşmasının içeriği Çin’in sosyalizmi inşa pratiğinin sağlam temellerine dayanıyor. Konuşmanın can alıcı bölümlerini aktarıyoruz:

“Marksist ekonomi-politik insan toplumundaki, özellikle de kapitalist toplumdaki ekonomik hareketin yasalarını ortaya koyar. Engels, “Proleterya partisi teorisi, ekonomi politik çalışmalarının sonucudur” diye açık bir şekilde ifade eder. Lenin, politik ekonomiyi Marksist teorinin “En derin, en kapsamlı ve ayrıntılı kanıtı ve uygulaması” olarak görüyordu. Şu anda mevcut çeşitli ekonomi teorileri vardır ancak politik ekonomimizin temeli, diğer ekonomik teoriler değil; yalnızca Marksist politik ekonomidir.

“Bazı insanlar, Marksist politik ekonominin ve DasKapital’in modası geçmiş olduğuna inanıyor. Bu iddia keyfi ve yanlıştır…. Gerçekler, üretimin toplumsallaşması ile üretim araçlarının özel mülkiyeti arasındaki yapısal çelişkinin kapitalizmde varlığını sürdürdüğünü, sadece bu çelişkinin tezahürlerinin ve yüze vurma özelliklerinin farklılaştığını gösteriyor.

ÇAĞDAŞ ÇİN EKONOMİ POLİTİĞİNİ MAO KURDU DENG GELİŞTİRDİ

“Partimiz, Marksist ekonomi politiğin incelenmesine, araştırılmasına ve uygulanmasına her zaman büyük önem vermiştir. Yoldaş Mao Zedung, Kapital’i 4 kez yoğun bir şekilde incelemiş, Sovyetlerin Ekonomi-politik ders kitabı üzerine birçok seminere öncülük etmiş ve “ekonomi-politiğin incelemesinin büyük teorik ve pratik önemi olduğunu” vurgulamıştır. ….

“Yoldaş Mao Zedung, “Yeni Demokrasi” döneminde yaratıcı bir şekilde yeni bir demokratik ekonomik program ortaya koydu. Sosyalist inşanın yolunu keşfetme sürecinde, sosyalist toplumun temel çelişkisini doğru olarak belirlemenin teorisini yaratmış, genel planlamayı öncelikli hale getirmiş, bütüncül dengenin sağlanması için değişik bakış açılarını gözetmek gibi ülkemiz ekonomisinin gelişimi için özgün görüşler ortaya koymuştur. Temel olarak tarım, öncü faktör olarak sanayi, ayrıca hafif ve ağır tarımın sanayi ile koordineli gelişimi programı bunlara örnektir. Bunlar, partimizin Marksist ekonomi-politiğe olan yaratıcı katkılarıdır. …

“Ekim 1984’te “Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin Ekonomik Sistem Reformu Üzerine Kararı”nın kabul edilmesinin ardından yoldaş Deng Xiaoping “Marksizmin temel ilkelerini Çin’de Sosyalizm uygulamasıyla birleştiren bir politik ekonominin ilk taslağını yazdım” demiştir. …

“Marksist ekonomi politiği incelemenin amacı, ülkemizdeki ekonomik kalkınma pratiğine daha iyi rehberlik etmektir. Marksist ekonomi politiğin sadece temel ilkelerine ve metoduna bağlı kalmamalı, aynı zamanda sürekli olarak yeni teorik sonuçlar oluşturmak için ülkemizin fiili ekonomik gelişimiyle kuramı bütünleştirmeliyiz.”

XiJinping, Çağdaş Çin Marksist Ekonomi Politiği için altı görev sıralıyor:

  • İlk olarak, ‘Halkı merkeze alan kalkınma düşüncesi’ne bağlı kalmalıyız.

“Kalkınmayı halk için geliştirmek, Marksist ekonomi-politiğin esasıdır. Marx ve Engels, “Proletarya hareketinin, halkın ezici çoğunluğu için ve ezici çoğunluğun yararına bağımsız bir hareket” olduğunu ve geleceğin toplumunda “üretimin tüm insanların refahını hedefleyeceğini” belirtmiştir. …

“Çin Komünist Partisi 18. Merkez Komitesi Beşinci Oturumu (Ç.N. 26-29 Ekim 2015), halkı merkeze alan kalkınma kavramına bağlı kalmanın ve halkın refahını ve çok yönlü gelişimini teşvik etmenin gerekli olduğunu, ekonomik kalkınmanın başlangıç ​​ve bitiş noktası olarak ortak refaha doğru istikrarlı bir ilerleme sağlamak olduğunu açıkça belirtti. Bu bağlamda iktisadi faaliyetleri uygularken, ekonomik politikalar oluştururken ve ekonomik kalkınmayı teşvik ederken bu temel konuma sıkı sıkıya bağlı kalmamız gerektiğini unutmamalıyız.

  • İkincisi, ‘Yeni Kalkınma Görüşü’müze bağlı kalmamız gerekiyor.

“Yenilik, eşgüdümlü, çevreci, dışa açık ve paylaşımcı bir ekonomi inşa ettiklerini belirten Xi Jinping, “Bu beş kalkınma kavramı, yerli ve yabancı kalkınma deneyimlerinin ve derslerinin derin bir özetine ve yurtiçi ve yurtdışındaki genel gelişme eğiliminin derinlemesine bir analizine dayanmaktadır…Aynı zamanda, bu beş kalkınma kavramı, ekonomik kalkınmayı teşvik etme konusunda edindiğimiz algısal bilginin damıtılması ve ekonomik kalkınmayı geliştirme uygulamamızın teorik bir özetidir. Ülkemizin ekonomik kalkınmasına rehberlik etmek ve yönlendirmek, ekonomik kalkınma sorunlarını sürekli çözmek ve ekonomik kalkınmada yeni bir durum yaratmak için “Yeni Kalkınma” kavramlarını kullanmaya devam etmeliyiz.

  • Üçüncüsü, temel sosyalist ekonomik sistemi desteklemeli ve geliştirmeliyiz.

“Marksist politik ekonomi, üretim araçlarının mülkiyetinin üretim ilişkilerinin özü olduğunu, toplumun temel doğasını ve gelişme yönünü belirlediğini savunur. Kamu mülkiyetinin hâkim olması ve devletin ekonomideki belirleyici rolü sarsılmaz bir gerçektir. Bu, tüm etnik gruplardan halkımızın kalkınmanın meyvelerini paylaşmasını sağlamak için hem de partinin iktidar konumunu pekiştirmek ve ülkemin sosyalist sistemine bağlı kalmak için önemli kurumsal bir garantidir.

  • Dördüncüsü, sosyalist temel paylaşım sistemini desteklemeli ve geliştirmeliyiz.

“Çeşitli nedenlerden ötürü, Çin’in gelir dağılımında hala öne çıkan bazı sorunlar vardır. Esas olarak gelir farkının artması, birincil paylaşımda işgücü ücretinin düşük olması ve ulusal gelirindağılımında vatandaşlarınpayının düşük oranda kalması başta olmak üzere, hala öne çıkan bazı sorunlar bulunmaktadır. Ülke vatandaşlarının gelir artışının ekonomik büyüme ile senkronizasyonunu teşvik etmeli, işgücü ücretlerinde ve işgücü verimliliğinde artış sağlamaya çalışmalı, sistemleri ve gelir dağılımı politikalarını sürekli iyileştirmeli, ‘ulusal gelir dağılım modelini’ihtiyaçlara göre düzenlemeli, kentsel ve kırsal bölge sakinlerinin gelirlerini artırmaya ve gelir farkını azaltmak için çalışmaya devam etmeliyiz.

  • Beşincisi, sosyalist piyasa ekonomisi reformunun gelişme yönüne bağlı kalmalıyız.

“Sosyalist bir sistem içinde ve Çin Komünist Partisi’nin ana öncülüğünde bir piyasa ekonomisi geliştiriyoruz. “Sosyalist” niteliğimizi asla unutmamalıyız.Bunun sosyalist bir piyasa ekonomisi olduğunu söylememizin sebebi, sistemimizin üstünlüğünü korumak ve kapitalist piyasa ekonomisinin getireceği zararları etkin bir şekilde önlemektir.Diyalektik teoriye ve “zıtların birliği” (Çincesi:两点论, Mao Zedung’un diyalektik teorisi, ayrıntılı bilgi için bkz: Mao Zedung, Seçme Eserler I/ Çelişki Üzerine bölümü, Kaynak Yayınları, ÇN.) görüşüne bağlı kalmalı, temel sosyalist sistem ile piyasa ekonomisinin birleşimi üzerinde sıkı çalışmaya devam etmeli ve her iki alandan da tam anlamıyla istifade etmeliyiz.

  • Altıncısı, devletimizin temel ulusal dışa açılma politikasına bağlı kalmalıyız.

“Marksist ekonomi politik, insan toplumunun önünde sonunda tüm ulusların tarihinden ortak insanlık tarihine geçeceğine inanır….Daha yüksek düzeyde bir açık ekonomi geliştirmeye, küresel ekonomik yönetişime aktif olarak katılmaya ve uluslararası ekonomik düzenin eşitlik, adalet yönünde gelişimini teşvik etmeyi sürdürmeli ve kazan-kazan anlayışınıhakim kılmaya çalışmalıyız. Aynı zamanda, ülkemizin ulusal çıkarlarını kararlı bir şekilde korumalı, çeşitli risklere karşı aktif bir şekilde önlem almalı ve ulusal ekonomik güvenliği sağlamalıyız.

“Marksist ekonomi politiğin temel ilkelerine ve metodolojisine bağlı kalıyoruz ve dış ekonomi teorilerinin makul unsurlarını dışlamıyoruz. … Batı ekonomisi söz konusu olduğunda, kabuğunu kaldırıp özüne ulaşmalıyız. Efsaneye boyun eğmeden ve gerçeğe ulaşmalı, kendimize odaklanmalı, elde ettiğimiz bilgiyi ve tecrübeyi kendimiz için kullanmakta ısrar etmeliyiz.Kapitalist sistemin değerlerini yansıtan ve Batı ideolojisinin rengini taşıyan içerikleri kopyalayamayız. Ekonomi, ekonomik konuların incelenmesi olmasına rağmen, sosyal politikadan saf bir şekilde ayrılamaz. Ekonomiyi öğretirken, Marksist politik ekonomi üzerindedurmalıyız.

“Marksist ekonomi politiğin yaşaması için zamana ayak uydurması gerekir. Pratik, teorinin kaynağıdır. Gelişmiş ülkelerin yüzlerce yılda kat ettiği gelişme sürecine birkaç on yılda ulaştık. Ülkemizin olağanüstü ekonomik kalkınma süreci ve başarıları dünya çapında ilgi gördü. Bu durum teoriyi geliştirmek için büyük potansiyel barındırıyor, şevk, canlılık veriyor. Şu anda hem dünya ekonomisi hem de ülkemizin ekonomisi pek çok yeni önemli sorunla karşı karşıyadır ve bilimsel teorik cevaplara ihtiyaç vardır. Çin’in ulusal koşullarına ve kalkınma uygulamalarımıza dayanarak, dünya ekonomisini ve Çin ekonomisinin karşı karşıya olduğu yeni koşulları ve sorunları derinlemesine incelemeli, yeni özellikleri ve yeni yasaları ortaya çıkarmalı, Çin’in ekonomik kalkınma uygulamalarının normal sonuçlarını iyileştirmeli, özetlemeli ve sistemleştirmeli ve pratiğimizi yöneten teoriye yükseltmeliyiz.”*

SONUÇ: İYİMSERLİK İÇİN ÇOK NEDEN VAR

Xi Jinping bu konuşmayı yaptığında, Çin’in sosyalizmde ısrar etmesine karşı olan görüşler de vardı. ÇKP’nin 19. Genel Kurultayı’nda Xi’nin devrimci çizgisi ÇKP’ye egemen oldu. Çin gibi bir ülke, kamu ağırlıklı ekonomisi ve bilimsel önderlikle sorunlarını çözüp düzlüğe çıktı.

Türkiye’miz Atlantik Kampı’na bağlanmanın ekonomik yıkımından kurtulmak için büyük bir atılım içinde. Çin’in tecrübesi bize yaşanmakta olan deneyler sunuyor ve umut veriyor. Çin’in sosyalizmde ısrarı ve emperyalizme karşı direnci, ulusal ekonomimizi geliştirmek için büyük imkanlar sunuyor. Türkiye bu imkanı mutlaka değerlendirecektir.

* Xi Jinping, Çağdaş Çin Marksist ekonomi politiğini sürekli geliştiriyor. Teori dergisi, sayı 368, Eylül 2020

Add Your Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir